RSS

Etiket arşivi: marangoz

Yıldız sarayı 3

 

Yıldız Sarayı Yerleşkesi, Beşiktaş ile Ortaköy arasında, sahilden başlayarak kuzeybatı yönünde bütün bir yamacı kaplayan 500 000 m2 lik bir arazi üzerinde bulunmaktadır. Boğaziçi’ne hâkim bir tepe üzerindeki Yıldız Sarayı, Topkapı Sarayı siluetini de görebilecek şekilde inşa edilmiştir. Yıldız Sarayı Yerleşkesi; içerisinde saraylar, köşkler, yönetin binaları, koruma ve servis yapıları ve parklar bütününden oluşmaktadır.

Yerleşkenin bütünü göz önüne alındığında, ‘’Saraylaşma’’ kavramından çok ‘’Kentleşme’’ kavramına yakın durduğu görülmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’nda, Dolmabahçe Sarayı’ndan sonra geniş kapsamlı olarak tasarlanan son yapılar topluluğu olan Yıldız Sarayı yüksek duvarlarla çevrili olup, ana mekânlar üç avlunun içinde toplanmıştır. Yıldız Sarayı yapılar topluluğuna girişi sağlayan 5 önemli kapı vardır.

 Mecidiye Kapısı

Çırağan Caddesi’nde, Ortaköy yolu üzerinde soldadır, sarayın dış bahçe girişidir. Saray personeline ve ziyaretçilere aittir. Günümüzde, Mecidiye Kapısı’na ulaşmadan önce, sağ tarafta Küçük Mecidiye Camii yer alırken, solda Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü yer almaktadır. Dış Bahçe’ ye Mecidiye Kapısı’ndan girilince sağlı sollu iki tepe görülür.

 çadı

Bu tepelerin oluşturduğu boğaz, 150m uzunluk, 30m genişlikteki çağlayan ve göllerden oluşan bir havuz, Malta Köşkü, Acem Köşkü, Talimhane Köşkü ve Bahçıvanbaşı Köşkü bulunurdu. Bugün çoğu yıkılmış durumdadır. Ayakta duran yapılar yalnız Yıldız Şale Köşkü, Malta Köşkü, Çadır Köşkü ve birkaç küçük yapıdır.

Koltuk Kapısı

Barbaros Bulvarı üzerindeki Hamidiye Camii önünden geçince soldaki Set Kasrı’nın alt tarafında Koltuk Kapısı yer alır. Koltuk Kapısı’ndan sarayın birinci bölümü resmi bölüme girilmektedir. Koltuk Kapısı’ndan Paşalar, nazırlar, yabancı konuklar, saray memurları ve müstahdemler geçerdi. Koltuk Kapısı’nın önünde çifte nöbetçi durur, iç tarafında bitişik olarak inşa edilmiş bir kulübe içinde gece gündüz tüfekçiler beklerdi.

Tanınan kişiler bu kapıdan serbestçe girip çıkarlardı. Yabancılar ise izin alıncaya kadar kulübede beklemeye mecburdular. Koltuk Kapısı’ndan girince sağ tarafta Cuma Selamlığında hazır bulunan konuklara ait Set Köşkü ile Büyük Mabeyn Dairesi, solda Mutfak, Hazine-i Evrak, Tercüme Odası, Başkâtip ve Tefrişat Nazırının daireleri bulunmaktaydı. Mutfağın karşısında Yaverler Dairesi, daha ileride Harem Ağalarının ve Tüfekçibaşı Tahir Paşa’nın daireleri vardı. Bu daireler ve köşklerden yalnız Büyük Mabeyn Dairesi Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’na tahsis edilmiş olup, Set Kasrı İslam İşbirliği Teşkilatı’na, diğer yapılar Yıldız Teknik Üniversitesi’ne tahsis edilmiş.

Saltanat Kapısı

 Koltuk Kapısı’nın üst tarafında, Set Köşkü’nün sağındadır. Koltuk Kapısı ile Valide Kapısı arasında kalır. Zamanında altın yaldızlarla süslü olduğu söylenen bu kapı, yalnız padişah dışarı çıkacağı zaman açılırmış. Şu anda, Büyük Mabeyn Dairesi ile birlikte Alba İnşaat tarafından yenilenme çalışmaları yürütülmektedir. Yıldız Sarayı’nın çok eski fotoğraflarına bakıldığında, Sultan II. Abdülhamit’in Hamidiye Camii’ndeki Cuma selamlığı için bu kapıyı kullandığı görülüyor. Güneye doğru uzanan oldukça geniş ve büyük bir Saltanat Yolu ile desteklenen Saltanat Kapısı’nın oldukça görkemli bir görüntüsü var.

 Valide Kapısı

Hamidiye Camii yönünden yokuş yukarı çıkarken karşılaşılan bu kapıdan günümüzde Yıldız Sarayı Müzesi’ne girilmektedir. Eski görkemli dönemlerinde kapının dışında iki nöbetçi, içeride tüfekçilerle korunurmuş. Müzenin bulunduğu bu avluda en görkemli yapı Büyük Mabeyn Dairesi’dir. Büyük Mabeyn Dairesi önünde Yıldız Sarayı’nın en biçimsel yerleşme ve bahçe düzenine sahip olan mekânı bulunmaktadır. Bahçenin kuzeyini Çit Kasrı, doğusunu Yaveran Köşkü, güneyini Silahhane Köşkü sınırlandırmaktadır. Kuzeydoğu köşesindeki büyük Harem Kapısı ile Özel Bölüm’ e geçilmektedir.

İç Harem Kapısı

Büyük Mabeyn bahçesinin kuzeydoğusundaki kapı olup, hareme ve harem personeline aitmiş. Diğer tüm kapılarda olduğu gibi, dışta çift nöbetçi, içeride tüfekçiler ile korunurmuş. Bu kapıdan İç Bahçe’ deki Küçük Mabeyn ve Hamit Havuzunun bulunduğu bölüm ile Harem Daireleri’ ne gidilmektedir. Sultan ve ailesinin kullanımına ayrılan bu bölüm, ‘’Özel Bölüm’’ olarak adlandırılmış. Bu Özel Bölümde Küçük Mabeyn, Yıldız Tiyatrosu ile Kadın Efendilerin, Hanım Sultanların, Şehzadelerin ve cariyelerin oturdukları köşkler de yer alır. Abidevi bir görüntüsü olan Harem İç kapısının üzerinde II. Abdülhamit’in tuğrası bulunmaktadır.

YILDIZ YERLEŞKESİNİN MEKÂNSAL DÜZENİ

Türk Saray yapıları içerisinde en son örneği oluşturan Yıldız Sarayı, yüksek duvarlarla çevrili olup ana mekânlar üç avlunun içerisinde sıralanmıştır. Birinci avluda Büyük Mabeyn, Çit Kasrı, Yaveran Dairesi ve Silahhane yapıları, ikinci avluda Harem yapıları, tiyatro ve Gedikli Cariyeler Dairesi, üçüncü avluda ise Şale ve Merasim Köşkleri bulunmaktadır. Bu ana yapıları çevreleyen duvarın dışında da, girişte Hamidiye Camisi, Saat Kulesi, Kiler-i Hümayun ve Agavatlar Dairesi yer almaktadır. Dış Bahçe olarak tanımlanan ve İstanbul Belediyesi’ne ait olan Yıldız Korusu’nda Malta ve Çadır köşkleri bulunmaktadır.

Yıldız Sarayı’nın genel mekânsal düzeni; Resmi Bölüm, Özel Bölüm, Saray Bahçeleri olmak üzere üç bölüme, Saray Bahçeleri de İç bahçe ve Dış Bahçe olmak üzere ikiye ayrılır.

SARAYIN RESMİ BÖLÜMÜ

Birun olarak da adlandırılan Resmi Bölüm Yıldız Sarayı’nın en biçimsel yerleşme ve bahçe düzenine sahip olan parçasıdır. Büyük Mabeyn bölümün ana binasıdır. Büyük Mabeyn’ in önündeki dikdörtgen biçimli biçimsel bahçenin kuzeyini Çit Kasrı, doğusunu Yaveran Dairesi ve güneyini Silahhane Köşkü sınırlandırmaktadır. Kuzeydoğu köşesindeki büyük Harem Kapısı ile Özel Bölüm’ e geçilmektedir.

Resmi Bölüm’ ün güneye doğru uzanan kısmında ayrıca Hünkâr Mutfağı ve özel kiler ile ve Saray Arabacıları Koğuşu bulunmakta imiş. Birbirine bitişik, ince ve uzun dikdörtgen kütlelerden oluşan bu dizinin en uçta Arnavut Tüfekçiler Koğuşu ve altı arabalık olan binayla bitmekte olduğunu öğreniyorum ama göremiyorum. Bu sonuncu yapının batıya dönen kanadı Dış Karakol Binası olarak düzenlenmiş.

Bahçenin güney kesiminde Saray Kitaplığı, Rasathane, Güvercinlik Köşkü ve Saray Eczanesi varmış. Resmi bölümün kuzeye doğru uzanan II. Kısmın Koltuk Kapısı’ndan giriliyormuş. Büyük Mabeyn’ in oturduğu setin altında bir alt kota yerleşmiş ve dar bir bahçeye açılan yapılar güneyden kuzeye; Kilar-i Hümayun, Hazine-i Evrak, Tercüme Odası, Nazırın Dairesi gibi sıralanmakta ve günümüzde Yıldız teknik Üniversitesi’ne tahsis edilmiş.

Büyük Mabeyn Dairesi

Yıldız Sarayı’nı meydana getiren bina topluluklarının en büyüğüdür. Sarayı çeviren duvarların dışında olan ve Yıldız’ın asıl Saray kısmının göze çarpan ilk binasıdır. Büyük Mabeyn Köşkü 1866 yılında Sultan Abdülaziz tarafından dinlenme sarayı olarak Saray Mimarı Sarkis Balyan ve kardeşlerine yaptırılmış, sonradan 1877 yılında Sultan II. Abdülhamit döneminde Mabeyn dairesi olarak kullanılmıştır.

Büyük Mabeyn Dairesi, Osmanlı sarayında padişahın özel kalem müdürlüğü işlevini gören kurumdu. Özellikle 19. yüzyılda bu kurum büyük bir önem kazanmış. Kelime anlamı Arapçada iki şeyin arası olan Mabeyin ilk önce sarayın harem ve selamlık bölümleri arasındaki daireye verilen ad olarak kullanılmış. Zamanla bu dairede çalışan görevlilerin sayısı artmış.

Mabeyinci adı verilen bu görevliler padişahı korumak, halk ve basınla olan ilişkileri yürütmek, saraya gelen ziyaretçilerin ziyaretlerini düzenlemek, saray protokolünü gözetmek gibi görevler üstlenmişler. II. Abdülhamit döneminde devletin yönetimi Yıldız Sarayı’nda yapıldığı için Mabeyin dairesi 1876-1908 yılları arasında devletin en güçlü kurumu olmuş. Mabeyin dairesi genişledikçe Mabeyincilerin sayısı da artmış.

Mabeyincilerin en yüksek derecedeki yöneticisine Baş Mabeyinci denmiş, yardımcısına ise İkinci Mabeyinci adı verilmiş. Bu dairede yazı işlerini yürütmekle görevli olan kişilere Mabeyin Kâtibi, bunların başındaki kişiye ise Mabeyin Başkâtibi denmiş. Mabeyincilik kurumu  1908  yılında  meşrutiyetin ilan edilmesinden sonra önemini yitirmekle birlikte Saltanatın kaldırılmasına kadar ayakta kalmış.

Şu anda restorasyonu yapılmakta olup, ziyarete kapalıdır. 17.02.2012 tarihinde Alba İnşaat tarafından Büyük Mabeyn’in yenileme işi üstlenilmiş. Saray, Müze ve Devlet Kabul Salonu olarak düzenleniyor. Cumhur Başkanı Abdullah Gülün İstanbul’daki Çalışma Ofisi görevini de üstlenecekmiş. İşin süresi 600 gün olarak belirlenmiş. Bu demektir ki yenileme işi ancak 2014 yılında bitecek. Gezmek için 2014 yılını beklemem gerekecek.

Set Köşkü

Koltuk Kapısı’nın hemen yanındaki set üzerinde bulunuyor. Sultan II. Abdülhamit tarafından, Almanya İmparatoru II. Wilhelm’in İstanbul’u ziyareti sırasında, Cuma Selamlık Alayını seyretmesi için 1889 yılında yaptırılmış. Bina daha sonraları da sefirlerin, yabancıların Cuma Selamlığını seyretmeleri için kullanılmış. Bu nedenle Set Köşkü, Seyir Köşkü olarak anılır olmuş. İslam İşbirliği Teşkilatı’na tahsis edilmiş bulunan köşkün cephe duvarı üzerindeki levhada ‘’ İslam Tarih, Sanat ve Kültür Merkezi’’ yazısı yer alıyor. Set Köşkü’ nün Büyük Mabeyn ile camekânlı bir koridorla bağlantısı varmış.

Çit Kasrı

Birinci avluda, Büyük Mabeyn’ in sol tarafındaki Çit Kasrı, Sultan Abdülaziz tarafından, Mimar Sarkis Balyan ve kardeşlerine yaptırılmış. Çit Kasrı, ince uzun dikdörtgen bir kitlesi olan kâgir bir yapı. Kasrın; biri Koltuk Kapısından, öbürü Büyük Mabeyn bahçesinden, diğeri de Harem kanadında olmak üzere üç ayrı girişi var. Bina iç içe geçen bir dizi oda ile sonunda ulaşılan bir salondan ibaret.

Çit Kasrı, Sultan II. Abdülhamit’ in Büyük Mabeyn dışında bazı sefirleri kabul ettiği, onlarla devlet meselelerini konuştuğu bir yer olarak biliniyor. Cuma Selamlığından sonra sefirler bazen burada huzura kabul edilirmiş. Çit Kasrı bazen mevlit okuma salonu olarak da kullanılmış. Çit Kasrı da İslam Tarih, Sanat ve Kültür Merkezinin birimlerinden biri olarak kullanılıyor.

Yaveran ve Bendegân Dairesi

Giriş kapısında İslam Tarih, Sanat ve Kültür Merkezi yazan yapı İslam İşbirliği Teşkilatı’na tahsis edilmiş. Uzun ve etkileyici görünümlü Yaveran Dairesi, Saray Mimarı Raimondo D’aranco’ya yaptırılmış olup, yaverler ve saraydaki üst rütbeli subayların çalışma mekânı olarak kullanılmış. Bu sürekli mekânda beş ayrı daire bulunduğunu öğreniyorum. Yaveran Dairesi ya da Köşkü, aradaki nöbetçi odası ile birlikte Harem İç Kapısı’na kadar uzanır.

Silahhane Köşkü

İslam İşbirliği Teşkilatı’na tahsis edilen Silahhane Köşkü tek katlı olup, yapının içinde ahşap sütunlarla taşınan bir asma kat bulunuyor. İçinde IRCICA Kütüphanesi yer alıyor. IRCICA kütüphanesi dünya milletlerinin ve ağırlıklı olarak İslam ülkelerinin tarihi, kültürleri, dilleri, sanatları, folkloru, kalkınma durumu vb. konularda ve genel anlamda İslam kültür ve medeniyeti alanında uzmanlaşmış.

Koleksiyonunda 60.000 cilt kitap, 1460 süreli yayın, 186 elyazması kitap, 4000 makale ayrı basımı, 4000 gri yayın, 1000 harita bulunduğunu öğreniyorum. Çeşitli ülkelerden kitapseverlerin armağanı olan şahıs koleksiyonları da varmış. Asma katın tavanlarında tuval bezi üzerine uygulanmış kalem işleri var. Yapının orta aksı boyunca uzanan tonozlu kısım ise bağdadi sıva üzeri barok kalem işi tezyinat ve resimlerle süslü. IRCICA Kütüphanesi olarak kullanılan bu yapı, II. Abdülhamit döneminde saray hizmetkârlarının yemekhanesi olarak yapılmış. Saraydaki mevcut silahhanenin kütüphaneye dönüştürülmesi üzerine, eski ve yeni silahlar bu binada sergilenmiş.

Tamirhane-i Hümayun

Yıldız Sarayı’nda köşk sayısı kadar atölye ve fabrika vardır. Kent içinde özel bir kent yapılanmasının olduğu Yıldız Sarayı kendi kendine yetecek her türlü donanıma sahiptir. Saraydaki atölyeler şehzadelerin eğlenmeleri ve vakit geçirmeleri için yapılmış. Bunların en eskisi ve en önemlisi Tamirhane-i Hümayun denilen büyük atölyedir. Bu atölyeler İstanbul Sanat Okulundan pekiyi derecede ile mezun olanlar alınırdı.

Marangozluğa çok meraklı olan ve kendi yaptığı birçok el oyması eserle tanınan Sultan II. Abdülhamit marangozhaneye özel bir önem vermiş. Yıldız Sarayı yapılar topluluğu içinde yer alan ve Tamirhane-i Hümayun olarak adlandırılan marangozhane binası müzeye çevrilmiş. Müzede sergilenen eserler genellikle Yıldız Sarayı’na ait. II. Abdülhamit’in kişisel eşyaları, kendisine armağan edilen eser niteliğindeki objeler, Yıldız Porselen Fabrikasında üretilen ürünler ağırlıklı olarak sergilenmiş.

Kaynaklar:

1)   http://www.kulturvarliklari.gov.tr/TR,43840/istanbul—yildiz-sarayi-muzesi-mudurlugu.html

2)  http://tr.wikipedia.org/wiki/Y%C4%B1ld%C4%B1z_Saray%C4%B1

3) http://belgeler.com/ara?s=y%C4%B1ld%C4%B1z+saray%C4%B1

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 282 takipçiye katılın