RSS

Mersin Arkeoloji Müzesi

19 Nis

MERSİN MÜZESİ 2012 (150) 

 

MERSİN MÜZESİ (22)Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Mersin, arkeolojik açıdan zengin eserleri bünyesinde barındırıyor. Kızkalesi, Korikos Kalesi, Cennet-Cehennem, Kanlı Divane, Adam Kayalar, Uzuncaburç, Üç Güzeller Mozaiği bunlardan bazıları. Bilinen bu tarihi eserlerin yanı sıra, var olan ancak tanınmayan sayısız tarihi eser de kentte yer alıyor. Ben bir kısmını görme şansını yakaladım.

MERSİN MÜZESİ (6)360 günün 300 günü güneşli geçen Dünya Kenti Mersin aynı zamanda bir güneş kenti olarak da bilinmektedir. Diğer taraftan, Mersin Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Anabilim Dalı Profesörü Serra Durugönül’e göre Mersin, tarihsel yani kronolojik açıdan çok zengin bir kent olarak karşımıza çıkıyor. Kentin tarihi İ.Ö. 7 bin yılına kadar dayanıyor. Koyun türünün ilk defa Yumuktepe’de evcilleştirildiğini biliyoruz.

MERSİN MÜZESİ (9)Arkeoloji dünyasında ayrı bir önemi bulunan Yumuktepe Höyüğü, Mersin Kenti merkezinin yaklaşık 1 km. kadar kuzeyindeki Toroslar İlçesi’nin Demirtaş mahallesinde yer almaktadır. Denizden 2,5 kilometre içeridedir. Muhtemelen birkaç bin yıl önce deniz kenarında idi. Besim Darkot’un Yumuk Irmağı olarak adlandırdığı günümüzdeki Müftü Deresi sürekli alüvyon taşıdığından, höyüğün komşusu olan deniz bölümü alüvyonla dolmuş ve içeride kalmıştır.

MERSİN MÜZESİ (17) Bir söylenceye göre de Yumuktepe, Roma İmparatorluğunun ilk zamanlarında Zephyrium adlı bir liman idi. Roma İmparatoru Hadrian zamanında Hadrianapolis olarak değiştirildi. Ne var ki deniz kıyı çizgisinin güneye kayması ve 10 km kadar güney batıdaki Pompeiopolis’in deniz ticaretini ele geçirmesi Yumuktepe’ye darbe vurdu. Liman olarak bütün önemini kaybetti.

MERSİN MÜZESİ (20)Ülkemizdeki bütün arkeolojik kazılarda olduğu gibi, Yumuktepe’deki kazılar da yabancılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Höyük 1936-1938 yılları arasında İngiliz arkeolog John Garstang tarafından ortaya çıkarılmıştır. John Garstang ve ekibinin burada yaptıkları ilk incelemeler sırasında, höyüğün batı bölümünde, Müftü Deresi’nin tahrip ettiği kesitlerde Neolitik aletler bulduktan sonra kazı yapmaya karar verilmiştir.

MERSİN MÜZESİ (27)Ankara’da Arkeoloji Enstitüsü’nü de kurmuş olan John Garstang höyükte 23 tabakalı yerleşim saptamıştır. ‘’Prehistorik Mersin’’ adlı yapıtında, taş ve seramikten yapılmış ev aletlerinin listesini vermiştir. Garstang’ın bulgularına göre Yumuktepe’de tarım yapılmış; koyun, keçi, sığır ve domuz beslenmiştir. İ.Ö 4500de, Neolitik dönem ya da Cilalı Taş devrine denk gelen yerleşim tabakasında ise Dünya arkeoloji tarihindeki kaleye benzeyen ilk yapı saptanmıştır.

MERSİN ARKEOLOJİ MÜZESİ (24)Maden devri ile birlikte madenler de işlenmiştir. Bir görüşe göre de Dünya’da ilk bakır izabe tesisleri Yumuktepe’de kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle 1939 yılında ara verilen kazı çalışmaları 1946-1947 yıllarında tamamlanmıştır. Sonraki yıllarda, höyük üzerinde teraslar açılarak ağaçlandırma çalışmaları yapılmıştır. Ağaçlandırma çalışmaları nedeniyle, bütün kazı alanlarını ve ortaya çıkarılmış olan tabakalar yok edilmiştir.

MERSİN ARKEOLOJİ MÜZESİ (30)Bununla da yetinilmemiş, yörenin sit alanı olduğu ya da olabileceği düşünülmeden, soğuk ve temiz su bulmak amacı ile höyüğe komşu olan dere kenarına derin su sondaj kuyuları açılmıştır. Sondaj kuyuları ile bağlantılı olarak höyüğün tepesine su depoları yapılırken, kalan kalıntı ve tabakalar bir kez daha yok edilmiştir. 1968 yılındaki sel felaketinde de Müftü deresindeki taşkın, sondaj kuyularıyla birlikte höyüğün de batı bölümünü götürmüştür.

MERSİN ARKEOLOJİ MÜZESİ (31)Bunlar da yetmemiş, höyüğün büyük bir bölümü mesire yeri olarak düzenlenmiştir. Bu düzenleme sırasında da höyük üzeri düzeltilirken, İslami Dönemi içeren 1,5-2,0 metrelik tabaka da yok edilerek, buraya gazino, tuvaletler, depo ve park yapılmıştır. 1946-47 yıllarındaki kazılardan 45 yıl sonra, 1993 yılında, Kültür Bakanlığı himayesinde, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veli Sevin başkanlığında yeniden başlanmıştır.

MERSİN ARKEOLOJİ MÜZESİ (38)Kazı çalışmalarına Roma Üniversitesi’nden Dr. Isabella Caneva’da katılmıştır. 16 yıl devam eden çalışmalardan sonra, 2009 yılında, ilk kez savaş izlerine rastlanmış ve mezar kalıntılarına ulaşılmıştır.  2009 yılında, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Akdeniz Araştırmaları Enstitüsü desteği ile höyüğün üst kısmında çalışmalar yapılmıştır. İ.S 10. yüzyılın sonlarına ait olduğu tahmin edilen,  90 cm uzunluğunda ve 6 cm genişliğinde demir kılıç bulunmuştur. Ayrıca, Neolitik Dönemi kapsayan İ.Ö 5800 lü yıllara ait yetişkin insan iskeleti gün ışığına çıkarılmıştır.

MERSİN ARKEOLOJİ MÜZESİ (11)Yani kentin tarihi Prehistorik dönemlerden başlıyor, Neolitik döneme kadar gidiyor. Tarih öncesi dönemi temsil eden Prehistorik dönem, 2 milyon yıl öncesine dayanır. Arkeoloji tarafından araştırılan bu dönem, insanlığın yaşamında en uzun dönemdir. Mersin Tarihine gelince; Hititler, Persler, Yunanlılar, Romalılar, Bizanslılar ve İslami döneme kadar kesintisiz devam ediyor. Kent tarihi hem kronolojik olarak, hem de tür olarak geriye gidiyor.Kentte; mimari, heykel, seramik, sikke gibi türler zengin bir şekilde bulunuyor.

Mersin Arkeoloji Müzesi (36)Coğrafi olarak sınırlarını çizdiğimiz zaman ise, bölgenin çok geniş olduğunu görüyoruz. Sınırlar doğuda İskenderun Körfezi’nden başlıyor ve Alanya’ya kadar devam ediyor. Kuzeydeki sınırlarını Toros Dağları oluşturuyor. Bölgeye Antik Kilikia Bölgesi deniliyor. Wikipedi bilgilerine başvurduğumuzda ise; Yumuktepe, arkeolojik açıdan büyük önemi olan bir höyük olup, Mersin kenti içinde kalmış. İlk kazı çalışmaları sırasında kent dışında olan Yumuktepe Höyüğü, 1936-1938 yılları arasında İngiliz arkeolog John Garstang tarafından ortaya çıkarılmıştır.

MERSİN MÜZESİ 2012 (136)Höyükteki çalışmalar ile 23 tabakalı yerleşim yeri saptanmıştır. Yumuktepe’de tarım yapılmış; koyun, keçi, domuz ve sığır beslenmiştir. İ.Ö. 4500 de Neolitik ya da Cilalı Taş Devrine denk gelen tabakada ise Dünya tarihindeki ilk kaleye benzeyen yapı saptanmıştır. Mersin Müzesi bizi, geriye doğru, 7 000 yıllık bir yolculuğa çıkarmaktadır. Müze, Mersin Kültür Merkezi’nin doğu cephesinde bulunmaktadır.

MERSİN MÜZESİ 2012 (141)Eski Halkevi binasının küçük bir bölümünde 1978 yılında kurulan müze, aynı binanın yenilenerek Kültür Merkezine dönüştürülmesinden sonra, 1991 yılında ziyarete açılmıştır. Müzede, arkeolojik ve etnografik (kavimsel) üç ayrı salonda teşhir edilmektedir. Müzenin giriş katındaki birinci salonda, Roma Dönemine ait mermer insan başları, heykeller, steller ya da dikili taşlar ve amforalar yer almaktadır. Ayrıca, pişmiş kilden yapılmış terliksi biçimindeki mezarlar sergilenmekte olup, Pompeipolis Antik Kenti’nde bulunmuştur. 

MERSİN MÜZESİ 2012 (138)Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden Yumuktepe ve Tarsus’taki Gözlükule kazılarından çıkarılan buluntulardan bazıları müzenin ikinci salonunda sergilenmektedir. Bu salonda Taş Devrine ait; Yeni Taş, Bakır Taş ve Eski Tunç dönemlerine ait eserler sergilenmektedir. Sergilenen eserler arasında iki kulplu kaplar; ikili, üçlü, dörtlü sepetkulplu, fincan şekilli kaplar, gaga ağızlı testiler, değişik renklerde boyanmış kaplar bulunmaktadır.

MERSİN MÜZESİ 2012 (145)Ayrıca Eski Tunç çağı ile Urartu, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait çeşitli çanak, çömlek, cam ve bronz eserlerin yanı sıra altın, gümüş ve bronz sikkeler de sergilenmektedir. İ.Ö. İkinci bine ait kurşun figürler, Hitit İmparatorluk dönemine ait mühürler görülmesi gereken eserlerdir. Etnografik ya da kavimsel eserlerin bulunduğu üst kattaki üçüncü salonda; gümüş süs eşyaları, tespihler, işlemeli kadın elbiseleri, peşkirler, ağaç ve bakır kaplar, kilimler, nazarlıklar, kama ve benzeri aletler bulunmaktadır.  

Mersin Arkeoloji Müzesi (34)Müze bahçesi de gezilmesi ve görülmesi gereken bir mekândır. Bahçede çeşitli dönemlere ait taş eserler, sütun başlıkları ve oldukça büyük küpler bulunmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre, Mersin Müzesi envanterine kayıtlı yaklaşık 14 000 adet tarihi eser bulunmaktadır. Yer darlığından ötürü bunların ancak % 7 si sergilenebilmektedir. Acil olarak Mersin Arkeoloji Müzesi’ne ihtiyaç vardır. Mersin Valisi, 2013 Akdeniz Olimpiyatlarına ev sahipliği yapacak olan Mersin’e bu müzeyi kazandıracakları müjdesini verdiğini öğreniyoruz.

Kaynaklar:

1)    http://www.kulturvarliklari.gov.tr › … › Mersin

2)    www.mersin.web.tr/mersin3.htm

3)    tr.wikipedia.org/wiki/Mersin_(il)

 

About these ads
 

Etiketler: , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 268 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: