RSS

Ankara Anıt Kabir ve Atatürk

22 Tem

Türk Kurtuluş Savaşı’nın önderi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün anıt mezarının bulunduğu ‘’Anıtkabir’’e ilk kez 1963 yılında gitmiştim. İstanbul Çapa İlköğretmen Okulu’ndan Ankara Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesi’ne seçilmiş ve Ankara’ya gelmiştim. 10 Kasım Atatürk’ü anma günü etkinlikleri çerçevesinde Anıtkabir de ziyaret edilmişti.

Hazırlık Lisesindeki bütün arkadaşlar heyecanlıydık. Öğretmenlerimiz bizi Kurtuluş Savaşı konusunda aydınlatmışlar ve savaşın kazanılmasına önderlik eden Atatürk’ün manevi huzurunda bulunmanın bir vefa borcu olduğunu söylemişlerdi. Ankara’da yaşadığım yıllarda, hiç olmazsa yılda bir kez Anıtkabir’e gitme olanağım oldu. Her gidişimde, Atatürk’ü anmadan çok anlamaya çalıştım.

Kurtuluş Savaşı’na nasıl geldik, nasıl ve hangi koşullarda savaştık, kimler tarafından desteklendik, kimler tarafından ihanete uğradık? Gibi sorulara yanıt aramanın yanı sıra Cumhuriyeti ve Yeni bir Devleti nasıl kurduk? Sorularına da yanıt aradım. Çevremde ve ülkemde büyük bir kesimin Atatürk’ü anlamak yerine anmak peşinde olduğunu gördüm. Bunun içindir ki Cumhuriyet Mitinglerinde dolup taşan Anıtkabir’in 19 Mayıs 2012 günü tenhalaştığını ve yalnızlaştığını gördüm. Üzüldüm ve yorum katmadan Anıtkabir’i tanıtmaya çalıştım.

PROJELER VE UYGULAMA

Anıtkabir yerinin seçimi ve uygulama için 1941 yılında açılan uluslar arası yarışmaya 47 proje katılmış. Bu projelerden 3 tanesi düle değer görülmüş. Milli bir proje olan Anıtkabir’in yapımı, konuyu daha başarılı bir biçimde ortaya koyması ve araziye uygunluğu nedeniyle Prof. Dr. Emin Onat ve Doç. Dr. Ahmet Orhan Arda’nın projesinin uygulanmasına karar verilmiş. 9 Ekim 1944 tarihinde yapımına başlanan Anıtkabir 1953 yılında tamamlandı.

Anıtkabir Projesinin nasıl oluşturulduğunu Prof. Dr. Emin Onat şöyle açıklıyor.

Atatürk’ün başardığı devrimlerin en önemlilerinden biri, hiç şüphe yok ki, bize geçmişin gerçek değerini göstermek olmuştur. Osmanlı Devri, şereflerle dolu bir devir olmakla birlikte, itiraf etmek gerekir ki, skolâstik ruhun hüküm sürdüğü kapalı bir âlemden ibaretti. Gerçekte ise tarihimiz, bir zamanlar Ziya Gökalp’in ‘’Ümmet Devri’’ dediği bir içe kapanmış medeniyetten ibaret değildi.

Akdeniz milletlerinden birçoğu gibi, tarihimiz binlerce yıl öteye gidiyor. Sümerler ve Hititlerden başlıyor ve Orta Asya’dan Avrupa içlerine kadar birçok kavimlerin hayatlarına karışıyor. Akdeniz medeniyetinin klasik geleneğinin en büyük köklerinden birini teşkil ediyordu. Atatürk bize, bu verimli ve zengin tarih zevkini aşılayarak ufkumuzu genişletti. Bizi Ortaçağ’dan kurtarmak için hamlelerden en büyüğünü yaptı.

Gerçek geçmişimizin Ortaçağ değil, dünya klasiklerinin ortak kaynaklarında olduğunu gösterdi. Gerçek milliyetçiliğin, içe kapanmış bir Ortaçağ gelenekçiliğinden asla kuvvet alamayacağını, O’nun yalnız ortak ve eski medeniyet köklerine inmekle canlanabileceğini anlattı. Gerçek milliyetçiliğin, içe kapanmış bir Ortaçağ gelenekçiliğinden asla kuvvet alamayacağını, onun yalnız ortak ve eski medeniyet köklerine inmekle canlanabileceğini anlattı.

Avrupalılaşmakla, medenileşmekle, millîleşmenin aynı şey olduğunu, bundan iyi hangi fikir ifade edebilirdi? Bunun içindir ki biz, Türk milletinin skolâstikten uyanma, Ortaçağ’dan kurtulma yolunda yaptığı devrimin Büyük Önder için kurmak istediğimiz anıtın, onun getirdiği yeni ruhu ifade etmesini istedik. Ata’nın Anıtkabiri’ni, bir sultan veya veli türbesi ruhundan tamamen ayrı, yedibin yıllık bir medeniyetin, rasyonel çizgilerine dayanan klasik bir ruh içinde kurmak istedik.

ANITKABİR’E GİRİŞ

Anıtkabir’e Akdeniz Caddesi ve Tandoğan’dan olmak üzere, iki kapıdan girilir. Törensel girişler Tandoğan kapısından gerçekleşir. Ben de törensel girişin yapıldığı Tandoğan Kapısını tercih ettim. Anıtkabir’e Tandoğan kapısından girildiğinde Barış Parkı içerisinde uzanan yoldan Aslanlı Yol başındaki 26 basamaklı geniş merdivenlere ulaşılır.

Merdivenin hemen başında karşılıklı olarak “İstiklâl” ve “Hürriyet” kuleleri yer alır. Anıtkabir yapı topluluğu içinde, simetri gözetilerek yerleştirilmiş olan on adet kule vardır. Bu kulelere Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin oluşumunda büyük tesirleri olan yüce kavramları temsil eden isimler verilmiştir. Kuleler, plan ve yapı bakımından birbirinin benzeridir.

İSTİKLAL KULESİ

Kulenin önünde, ulusal kıyafetler giymiş üç kadından oluşan ‘Kadın Heykel Grubu’ bulunmaktadır. Bu kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır. Başak demetlerinin meydana getirdiği çelenk Türkiye’nin bereketini temsil etmektedir. Soldaki kadın, ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk’e Tanrı’dan rahmet dilemekte, ortadaki kadın eliyle yüzünü kapamış ağlamaktadır. Bu üçlü grup, Türk kadınının Atatürk’ün ölümünün derin acısı içinde bile gururlu, ağır başlı ve azimli oluşunu dile getirmektedir. Heykel grubu Hüseyin Anka Özkan’ın  eseridir.

HÜRRİYET KULESİ

Kulenin önünde üç erkekten oluşan ‘Erkek Heykel Grubu’ bulunmaktadır. Sağdaki erkek başında miğferi ve kalın kaputu ile Türk askerin, onun yanındaki elinde kitabı ile Türk gençliğini ve aydın insanını, biraz gerisindeki ise yerel kıyafeti ile Türk köylüsünü temsil etmektedir. Heykellerin yüzünde derin acı ile Türk Milleti’nin kendine özgü ağırbaşlılığı ve yüksek irade gücü dile getirilmiştir. Heykel grubu Hüseyin Özkan’ın eseridir.

ASLANLI YOL

Ziyaretçileri Atatürk’ün huzuruna hazırlamak için yapılmış olan 262 metre uzunluğundaki yolun iki yanında oturmuş pozisyonda 24 oğuz boyunu temsil eden 24 tane aslan heykeli bulunmaktadır. Heykeller çift çift sıralanmıştır ki bu da Türk milletinin birlik ve beraberliğini temsil eder. Atatürk’ün Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem nedeniyle, Anadolu’da uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubu ile yapılan aslan heykelleri kuvvet ve sükûneti temsil etmektedir. Yol traverten taşları ile döşelidir. Yolun sonunda Türk bayrağı ve Çankaya görünmektedir. Heykeller Hüseyin Anka Özkan’ın eseridir.

MEHMETÇİK KULESİ

Aslanlı yolun bitiminde, sağda Mehmetçik Kulesi yer alır. Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada, cepheye gitmekte olan Mehmetçik’in evinden ayrılışı betimlenmektedir. Bu kompozisyonda, elini asker oğlunun omzuna atmış ve onu vatan için savaşa gönderen hüzünlü fakat gururlu anne betimlenmiştir. Kuledeki kabartma Zühtü Müridoğlu’nun eseridir. Kulenin içinde 60 kişi kapasiteli Sinevizyon Salonu bulunmakta olup, Atatürk ve Anıt Kabir ile ilgili belgesel filimler gösterilmektedir.

MÜDAFAA-İHUKUK KULESİ

Aslanlı yolun bitiminde, sol tarafta Müdafaa-i Hukuk Kulesi yer alır. Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada, Kurtuluş Savaşı’nda ulusal birliğin temeli olan Müdafaa-i Hukuk dile getirilmektedir. Dış yüzeydeki kabartmada, ellerinden birinde kılıç tutarken diğerini ileri uzatarak, sınırımızı geçmeye çalışan düşmana ‘’Dur’’ diyen bir erkek betimlenmiştir. İleri uzatılan elin altındaki Ulu Ağaç Türkiye’yi, O’nu koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla birleşmiş olan milleti temsil etmektedir. Kabartma Nusret Suman’a aittir. Kulenin içinde Anıtkabir ve Atatürk ile ilgili kitaplar ve hediyelik eşyalar satılmaktadır.

TÖREN MEYDANI VE BAYRAK DİREĞİ

Aslanlı yolun sonunda yer alan Tören Meydanı 129X84,25 metre boyutlarında olup, 15 000 kişi alabilecek kapasiteye sahiptir. Tören alanının zemini; kırmızı, sarı, beyaz ve siyah renkte traverten taşlardan oluşan 373 adet halı ve kilim deseniyle bezenmiştir. Anıtkabir’in Çankaya yönündeki 28 basamaklı tören meydanından iniş merdiveninin ortasında, tek parçalı yüksek bir direk üzerinde Türk Bayrağı dalgalanır. Amerika’da özel olarak yaptırılmış olan direğin yüksekliği 33,53 metredir.

Amerika’da yaşayan Türk asıllı, Amerika Birleşik Devletleri vatandaşı olan Nazmi Cemal tarafından, kendi bayrak direği fabrikasında üretilerek, 1946 yılında Anıtkabir’e hediye edilmiştir. 33,53 metre yüksekliğindeki bu direk, Avrupa’daki tek parça bayrak direklerinin en yüksek olanıdır. Direğin 4 metresi kaidenin altında kalmıştır. Bayrak direğinin kabartmasında yer alan kabartmada; Meşale Türk Medeniyetini, Kılıç taarruz gücünü, Miğfer savunma gücünü, Meşe dalı Zaferi, Zeytin dalı ise Barışı simgelemektedir. Kabartma Kenan Yontuç’un eseridir.

Anıtkabir Tören Alanı’nın çevresinde Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misak-ı Milli Kulesi, İnkılâp Kulesi, Cumhuriyet Kulesi ve İsmet İnönü’nün lahdi yer almaktadır.

MOZOLE

Anıtkabir’deki tören alanından, en önemli bölümü olan Mozole’ye 42 basamakla çıkılır. 42 basamaklı merdivenlerin tam ortasında da ‘’Hitabet Kürsüsü’’ yer almaktadır. Kenan Yontuç’un eseri olan mermerden yapılmış Hitabet Kürsüsü’nün tören alanına bakan cephesi, dairesel geometrik motiflerle süslü olup, ortasında Atatürk’ün ‘’Hâkimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir.’’ Sözü yazılıdır.

Merdivenlerden sonra karşımıza çıkan Mozole 72x52x17 metre boyutlarında olup, uzunca dikdörtgen bir plan üzerine kurulmuştur. Ön ve arka 8, yan cepheler ise 14,40 metre yüksekliğindeki kolonlarla çevrelenmiştir. Mozole cephesinde; solda Atatürk’ün Türk Gençliğine Hitabesi yer alırken, sağda ise Cumhuriyetin kuruluşunun 10. yılında söylediği Onuncu Yıl Nutku yer almaktadır. Hitabe ve nutuktaki harfler, taş kabartma üzerine altın yaldızla yazılmıştır.

ŞEREF HOLÜ VE MEZAR ODASI

Mozolenin Şeref Holü’ne bronz kapılardan girilir. Girişte sağda Atatürk’ün Türk Ordusu’na 29 Ekim 1938 tarihli son mesajı, sol girişte ise II. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün, Atatürk’ün ölümü üzerine Türk Milleti’ne yayınladığı 21 Kasım 1938 tarihli mesajı yer almaktadır. Her iki yazıt, Atatürk’ün doğumunun 100. yıl kutlamaları çerçevesinde 1981 yılında yazılmıştır. Mozolenin girişinin tam karşısında, büyük pencerenin yer aldığı nişin içerisinde, Atatürk’ün sembolik lahdi bulunmaktadır. Osmaniye İli’nden getirilen lahit taşı, tek parça kırmızı mermer olup 40 ton ağırlığındadır. Lahit taşının yer aldığı bölüm beyaz Afyon Mermeri, Şeref Holü’nün zemini Adana ve Hatay’dan, yan duvarları ise Afyon ve Bilecik’ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerle kaplanmıştır.

Kaynaklar:

1)    T.C Turizm ve Kültür Bakanlığı internet sitesi

2)    Vikipedi (Özgür Ansiklopedi)

3)    http://www.anitkabir.org

About these ads
 

Etiketler: , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 282 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: