RSS

İspanya Girona Kenti 2

20 May

ANTİK GİRANO VE YAHUDİ MAHALLESİ:

Onyar Nehri Girano Kentini ikiye ayrmış. Doğusunda, Yahudilerin yüz yıllar boyunca yaşadıkları Gettoları,Sinagogları, Tarih Müzeleri ve Sant Maria Katedralinin bulunduğu Antik Girona, batısında ise yeni Girano bulunuyor. Endülüs Emevi Devleti döneminde; Hıristiyanlar, Yahudiler ve sayıca çok az da olsalar Müslümanlar bir arada kardeşçe yaşamışlar.Ancak, günümüzde, Müslümanlara ait her hangi bir eser bulunmadığı gibi, ibadet yeri de bulunmuyor.İspanya Kraliçesi İsabella ‘nın hıristiyan kilisesi ile işbirliği yaparak 31 Mart 1492 tarihinde ülkedeki bütün Yahudilerin, 2 Ağustos 1492 tarihine kadar ülkeyi terk etmeleri üzere ferman çıkarması, 300 bin  İspanya Yahudisini içinde yer alan Girona’dakileri de zor durumda bırakır.Bir bölümü Osmanlı İmparatorluğunca himaye altına alınırken,  İspanya’dan  kovulmamak için din değiştiren ya da değiştirmiş görünen Yahudiler de  ”Getto”  laşmak  zorunda kalırlar.Aslanlı Köprü yardımıyla Antik Girano’ya geçince, Yahudi Mahallesinin başlangıç meydanı olan Plaça de Sant Feliu Meydanına ulaşılır.

Meydanın sağında, taş direğe tırmanmış br aslan heykeli var.Yandaki resimde görüldüğü gibi, taş direkteki görüntü, aslandan ziyade, çok korkmuş ve ağaca tırmanmış bir kedi yavrusuna benziyor. Yahudiler,  Getto’larında içlerine kapanık, göze çarpmamaya çalışan ve kapalı bir ekonomi oluşturan bir topluluğa dönüşürler. Kendilerini de kem gözlerden ve yabancılardan korumak isterler. İşte, Onyar Nehrini geçerek Yahudi mahallesine adım attığımızda karşılaştığımız, beton direğe tırmanan aslan maskotu, güvenlik nedeniyle oraya konulmuş.Onyar Nehrini geçenler, gettoya girmeden önce; direkteki aslanın poposunu öpüyorlarsa, Yahudi cemaatinin üyesidirler., öpmüyorlarsa, Yahudi Cemaati dışından, yabancı kişilerdir.Zararları dokunabilir, önlem alınmalıdır.Başka bir deyişle, direğe tırmanan aslan, güvenlik gerekçesiyle yerleştirilmiş bir maskottur. 

Plaça de Sant Feliu Meydanından sağa saparak Libertat Caddesine (Rambla de la Libertat) giriyoruz. Kaldırımların ve binaların taştan yapıldığı bu daracık cadde, Girona’nın en popüler ve en hareketli caddesiymiş. Orta Çağdan beri, insanların alış veriş yaptıkları en önemli cadde olup, aradan yüz yıllar geçmesine rağmen, dokusu değişmeden kalabilmiş. İnşaatçılara, yap satçılara peşkeş çekilmemiş. Bunun içidir ki, Barselona merkezli turlarda mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olmuştur.Trafiğe kapalı ağaçlarla bir bölgeye giriyoruz. Barselona’daki Katalunya Meydanını Kolon Meydanına bağlayan Dere Yatağı (La Rambla) aklıma geliyor.Ancak, oradaki  cıvıldama burada yok.

SANT FELİUM KİLİSESİ VE ÖLÜLER ÜLKESİ KRALI HADES:

Kısa molamızdan sonra, daracık sokaklardan ve çok basamaklı merdivenlerden tırmanarak, katedrallerin kulelerini takip ediyoruz.Sokaklar eğimli ve hala Orta Çağ atmosferi hakim.”Ara” oarak bilinen Yahudi Mahallesi, küçük ve dar bir labirent içine yayılmış adeta.Yahudi yerleşim bölgelerine ”Call” adı verilmiş. Call bölgeleri; yüksek taş duvarları, yüzlerce dik merdivenleri, Arnavut kaldırımlı dar sokakları ile turistlerin ilgisini çekiyor.Neden yüksek taş duvarlar? sorusuna yanıt aradığımızda, aklıma Kapadokya Yöresi geliyor.İ.S. 3. yy’da Kapadokya’ya Hıristiyanlar gelir ve bölge onlar için bir eğitim ve düşünce merkezi olur.

 303-308 yılları arasında Hıristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar. Kapadokya baskılardan korunmak ve Hıristiyan öğretiyi yaymak için ideal bir yerdir. Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı güvenli bir alan oluşturur.Ortodokslar; İsa, meryem ve ermişlerin tahta üzerine mumlu ve yumurtalı boyalarla yapılmış dinî içerikli resimleri, yani ”İkonlar” önünde dua ederler.  III. Leon’un ikonları yasaklamasından sonra,  4. yy.da bölgenin önemi artar. Bu durum karşısında, ikon yanlısı bazı kişiler de bölgeye sığınmaya başlar,  ikondan yana olanlar burada rahatlıkla ibadetlerini sürdürürler.

 Kapadokya’daki Hıristiyanlar yasaklardan korunabilmek için; kayaları oymuşlar, yerin altına, labirentleri andıran yerleşim birimleri yapmışlar.Yahudiler de korunmanın yolunu; insanların zorla geçebileceği daracık sokaklar, yüzlerce basamağı olan dik merdivenler ve yüksek taş duvarlar yaparak sağlamaya çalışmışlar.Yahudi Mahallesi Call’in  dik yokuşlu ve yüzlerce merdivenli sokaklarından çıkarken, Orta Çağda, burada yaşayanların günlük koşuşturma ve heyecanlarını ruhunuzda hissedebilirsiniz. Bu mahallede; kuytuda kalmış, mozaik karolarla kaplı ve sessiz avlulardan birine girerek kısa bir mola verebilir, düşsel olarak Orta Çağa gideblirsiniz.

Daracık, dik ve çok merdivenli sokaklardan geçerek, Esglesia de Sant Felium Kilisesine ulaşıyoruz. Kilisenin duvarlarında, eski çeyiz sandıklarına benzeyen çııntılar dikkatimizi çekiyor ve rehberimizden bilgi istiyoruz. Duvarların, Sant Felium Kilisesi’nin papazlara ayrılan bölümünün   duvarları olduğunu öğreniyoruz. Pagan ve Hıristiyan cenaze lahitleri, bu duvarlardaki çeyiz sandığı biçimindeki lahitlere yerleştirilmiş.  Alaca karanlığın loş ışığındaki lahitler, etrafa korkutucu bir görünüm yansıtıyor.Lahitlerin üzerindeki tasvir, Persephone’yi dünyanın derinliklerine taşıyan Plüton’u (Hades)  betimliyor..Özgür Ansiklepodi (Vikipedi) ve Yunan Mitolojisinden edindiğim bilgilere göre; Babaları Kronos’un yok edilmesinden sonra üç oğul yani Zeus,Poseidon ve Hades kalan mirası anlayış içinde paylaşılmış. Zeus’a uçsuz bucaksız gökyüzü, ,,’a engin denizler, Hades’e ise tüm toprak altı dünyası miras olarak kalmış. Toprak altı karanlığı,ölümü ve kederi simgeler. Hadesi’i, Azrail olarak düşünebiliriz.Hades ya da Azrail, insanları kendi diyarına götürebilmek için, görünmez olmak zorundadır.

Ona bu görünmezlik özelliğini sağlayacak bir miğfer giyer. Ölüler ülkesinin Tanrısı Hades, doğal olarak insanlar tarafından sevilmez ve kendisinden korkulur. Cehennemdeki muhteşem bir sarayda, kendine eş olarak yer yüzünden cebren ve hile ile getirdiği güzel kadınlar ile yaşarmış. Işıksız ve hareketsiz olan bu ortamdaki kadınlar,dalından koparılmış birer çiçek gibi günden güne solarak ölürlermiş. Hades de sevgiye muhtaç, ancak çaresiz bir şekilde o zenginliğe rağmen mutsuz bir hayat sürermiş.Yalnızlığını giderebilmek için yeğeni, Zeus ve Demeter’in kızı, Persephone (Kore) yi kaçırır.Mitolojideki söylencelerden birine göre, Persephone Cennete benzer bir korulukta çiçek toplarken, yer birdenbire yarılır.

Ölümün karanlık efendisi, o muhteşem atlı arabasıyla ölüler ülkesinden çıkar, Persephone’yi arabasına alarak geri döner ve toprak altı dünyasının kraliçesi yapar.Hades’in Ölüler İmparatorluğuna girmek çok kolay, ama geri dönüş olanaksızdır.Hades kapıları geri dönüşe izin vermez. Başka bir deyişle, ölümden sonra diriliş yoktur.Ancak, Matthew İncili’ne göre;   Hz. İsa’nın kıyamette yeniden geleceği,Şam’ın doğusunda beyaz minarede Mehdi ile buluşacağı ve Deccali öldüreceği anlatılır.Ayrıca, Matthew İncili’ne göre; İsa Mesih’in şöyle dediğini yazar. Kiliseleri yukarılara, göğe yakın kayalıklara kurun, mezarları (lahitleri) da yukarıda yapın, Hades Kapıları bu yapılara geçerli değildir.Demek ki, Sant Felium Kilisesinin duvarlarına yerleştirilmiş olan mezarlar, Hades Kapılarını açabilmek ve yeniden dirilişi sağlayabilmek için yapılmıştır.

PASKALYA TÖRENLERİ:

Sant Felium Kilisesinin içine giriyoruz. Dua edenlerin yanısıra, bizim gibi meraklı turistler de var.Bazılarımız mum yakıyor, bazılarımız da kendi inançları doğrultusunda dua ediyorlar. Dışarıda ise, kiliselerde bulunan İkonların, Hz. İsa ve Meryem heykellerinin çıkarılmış olduğunu görüyoruz.Paskalya nedeniyle düzenlenecek geçit törenlerine hazırlık yapılıyor.Bazı arabalarda, çarmıhı sırtlamış İsa’nın yanında Romalı bir asker bulunuyor.İsa’nın sırtına bir haç yüklemişler.İsa, askerlerin denetiminde, halkın arasından geçerek haçını sırtında taşımış. Matthew inciline göre, İsa Mesih, çarmıh üzerindeyken bile kendisini çarmıha gerenleri affettiğini söylemiş

Pastel renkleriyle boyanmış İkonlar gözden geçiriliyor, eksikleri tamamlanmaya çalışılıyor.Birden bire bastırabilecek Nisan yağmurlarından da koruyabilmek için, naylon örtüler kullanılıyor.Paskalya Törenleri; İsa Peygamberin Kudüs’e gelişinin anılmasıyla başlıyor. Sonraki altı gün boyunca; İsa’nın, havarileriyle son yemeği, Romalı askerlere yakalanışı, işkenceden geçirilişi, çarmıha gerilmesi, ölümü ve göğe yükselmesi anlatılır ve anılır.İsa’nın dirilişini dile getiren Paskalya,Hıristiyanlığın en büyük bayramıdır.Paskalya günü; İlkbaharda, gün dönümünün başladığı 21 Martta dolunayın görülmesinden sonraki pazar günüdür.

SANTA MARİA KATEDRALİ (GİRANO KATEDRALİ):

Paskalya Törenleri hazırlıkları izleyip, fotoğraflarını çektikten sonra, Santa Maria Katedraline ulaşmak için rehberimizin elindeki ayçiçeğinin peşine düşüyoruz.Bir süre sonra, giriş sahanlığına 90 basamakla ulaşılabilen katedral karşımıza çıkıyor.Girona’nın ortaçağlarda inşa edilen katedrallerinden biri.Dünya’nın en önemli Gotik anıtlarından biri olarak biliniyor.İnşaatına 14. yy.da başlanmış ve 17. yy.da bitirilebilmiş. Muhteşem cephesinde yer alan Barok stildeki süslemeler, büyük bir kubbe ve melek şeklinde bronzdan bir rüzgar gülüyle taçlanıyor.

Anakapıdan koroya değin uzanan  açıklık alanın uzunluğu 23 metre olup,.Hıristiyan aleminin Gotik stildeki en büyük örneğini teşkil ediyor.Katedraller, Haçlı Seferleri’ni bir başka yan ürünüydü. İlk Haçlılar Kutsal Topraklar’a giderken yollarının üzerindeki Konstantinopolis’i gördüklerinde kentin büyüklüğü ve zenginliğinden ve Ayasofya*nın görkeminden çok etkilendiler.Avrupa’da bunlarla karşılaştırılabilecek ne bir kent ne de bir kilise vardı. Katedral yapımının, birinci Haçlı Seferleri bitip Haçlıların yurtlarına dönmelerinden kısa bir süre sonra başlanması bir tesadüf değildi.

Gotik katedraller baştan aşığı İncil’deki öykülerin yontusal temsilleriyle kaplıydı. En etkileyici yenilik ise,kilise duvarlarının, neredeyse, tamamen kaldırılmasıydı. Duvarların yerini, öykülerin İncil’den resmedildiği renkli vitraylar aldı. Böylece,tüm yapı, taşları ve renkli camlarıyla , okuma yazma bilmeyenler için İncil’e dönüştü.Burada önemli olan ise, bu görsel imgelerin herkesçe biliniyor olması; efendi, tüccar, uşak ve serf gibi, herkese açık olmasıydı.

.

About these ads
 

Etiketler: , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logo

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ photo

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 268 takipçiye katılın

%d blogcu bunu beğendi: